Gön:Erdem Karan
Yorumlarınızı iletebilirsiniz

MUTLULUK MÜJDESİ

Sadece bir dilek; "Allah'ım ben Sana ulaşmak istiyorum". işte hepsi o  kadar; veee Kocaman bir MUTLULUK;

Mutluluk sizce nedir?

             Bir araba sahibi olmak mı? Ya da bir ev ? Yoksa evlenince mi mutlu olacağınızı düşünüyorsunuz? İyi bir işe ne dersiniz?  Düşünün o çok istediğiniz, uğruna gecenizi gündüzünüze katarak elde ettiğiniz ve "o benim olursa en mutlu ben olurum" dediğiniz hedeflerinizi...O çok istediğimiz elbiseyi aldınız sırtınızdan düşmedi. Bir gün, iki gün , üç gün... Ya sonra? Bitti!   Artık vitrinde gördüğümüz o deri ayakkabı var aklımızda... Bir alabilsek başka ne isteriz ki? Ama onun da sonu aynı son, o bitecek. Bu sefer bir başkası..Nefsimiz arsız bir çocuk gibi önce birşey istiyor, ona istediğini verene kadar onun için çıldırıyor ama elde edince tüm arzusu hevesi bir süre sonra sönü veriyor. Artık yeni bir şey istiyor. "Onunla mutlu  olacakmış!???"

             Hayat böyle değil mi? " Önce bir liseyi bitireyim diplomayı alayım diyoruz, sonra bir de üniversite sınavını kazanayım, 4 yıllık bölüme kapağı atayım istiyoruz. Uğraşıyoruz didiniyoruz. Güç bela giriyoruz üniversiteye.Şu vizeler bir bitse rahatlayacağız. Vizeler biter. Bu sefer de finaller. Vizeydi finaldi derken bir mezun olsak.. Mezun da olduk; Ah bir işe girsem benden mutlusu yok! İşe girdik ; "Bi terfi edemedik yahu şu patron bir zam verse daha ne isterim ki?"O da oldu. Güzel, hayat tıkırında gidiyor. Evlenince mutlu olacağım; Evlendik.Bir çocuğum olursa mutlu olacağım; kızımız oldu. Ama, bir oğlum olsun bak! Dünyalar benim olacak. Var ya! Şu bizim oğlan bir Anadolu lisesi sınavlarını kazansın, çok MUTLU olacağım.

            Varımızla yoğumuzla gece gündüz demeden daha rahat, daha lüx bir hayat için çırpındık. Evladımız üniversiteyi hayırlısıyla bir bitirsin, eli ekmek tutsun gayri rahatım sonrası. Tamam o da oldu.Ah! Evladımın bir mürrüvetini görsem; Allah'tan başka ne isterim ki? "torun" ?... seneler geçer.

            Hayat, kadın için çamaşır, bulaşık, yemek, temizlik, iş çemberinde dönerken adam sabah 8:00 akşam 5:00 mesaisinde. Gelince yemek, biraz televizyon ve uyku. Bu kısır döngüde, mutluluk seraplarının peşinde koşarken zaman avuçlarımızdan apansızca kayıp gitmiş. Ve bir de bakmışız ki son istasyondayız...Ne gençliğimizden ne dinçliğimizden eser kalmamış. Arkamıza dönüp baktığımızda, geride kalmış 70 yıl... Ama elde avuçta, ulaşılamamış bir "mutluluk" adresi...Hayatınızın gidişatı böyleyse, son istasyona vardığınızda ben aslında "MUTLULUĞU" arıyordum demek için çok geç olmadan, mutluluk seraplarının peşinden koşmayı bırakıp mutluluğu gerçekten olduğu yerde aramanın  zamanı gelmedi mi sizce de? Ne dersiniz?    Haydi sizinle beraber , çok uzaklara gidelim. Öyle bir yerde olalım ki; orada sadece mutlu olunsun. İşte orası cennet!... Ama biliyor musunuz , eğer dilerseniz siz bu dünyayı da kendinize cennet yapabilirsiniz. Allahû Tealâ bu imkânları insanlara teslim etmiş. "Kim mutlu olmak isterse mutlu olur" diyor Allahû Tealâ. "Biz onu mutlu kılarız" buyuruyor.

Mutluluk iki ayrı bölümden oluşur: Cennet saadeti ve dünya saadeti

           Değerli kardeşlerim , etrafınıza ara sıra bir göz atıyor musunuz? Hep insanlar mutsuz…Asık suratlar, huzursuz insanlar, birbiriyle devamlı kavga eden insanlar… Küfürler... Bağırmalar... Öfkenin her an taştığı bir dünya hayatı... Herkes mutsuz.  Allahû Tealâ'nın reçetesini kullanan hiç kimse, mutsuz olmaya devam edemez. Peki ya kullanmazsa…? O zaman sorarım size, o zaman kabahat Allah'ın mı? Hem sizlere reçeteyi vermiş. İşte demiş, bu reçeteyi kullanın ve mutlu olun.  Mutluluğu nasıl yaşayacaksınız? Nasıl elde edeceksiniz?  

 
                Rabbimiz bizleri mutlu olmamız için yarattı ve bunu tek bir sebebe bağladı. Bu da ALLAH'A ULAŞMAYI DİLEYEREK, ( Allah'a dönmek, yönelmek, mülaki olmak, Ruhunu ölmeden önce Allah'a ulaştırmak (ölmeden önce ölmeyi dilemek, seyri süluk ile vuslata ermek, fenafillah olmak, ermiş olmak)    Allah'a kul olarak yaşamaktır.Çünkü bu Dünya'da mutlu ve huzurlu bir hayat yaşamamızın ikinci bir yolu yok. Allah O'na ulaşmayı dilemeyi Kur'an-ı Kerim'de 12 ayette üzerimize farz kılmıştır. Mutluluğu sadece Dünya nimetlerinde arayanlar yanıldılar.Ama Sahabe yanılmadı. Onlar Allah'a ulaşmayı dilediler ve Taguta kul olmaktan kurtulup Allah'a kul oldular sadece bir dilekle ve hem Dünya'da mutluluk müjdesi aldılar hem de Ahiret'te mutluluk müjdesi aldılar.Böylece hem Dünya'da mutlu  oldular hemde Ahiret'te olacaklar.İşte ayet;
 
Zümer-17 Onlar ki ( sahabe ) taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan ictinab ettiler (kaçındılar,kendilerini kurtardılar) ve Allah'a yöneldiler (Allah'a ulaşmayı dilediler) . Onlara müjdeler vardır (Dünya ve Ahiret'te mutluluk müjdesi) vardır. Kullarımı müjdele.
 
         Rabbimiz bizleri de Sahabe gibi mutlu  etmek istiyor, işte bu mutluluğu ufacık bir dileğe bağlamış.Peygamber Efendimiz (s.a.v) bir hadisinde" Hiç kimse sadece amelleriyle Cennet'e gidemez diyor ve başka bir hadiste de " İslam'da niyet amelden üstündür" diyor, işte bu niyet Allah'a ulaşma niyetidir.Sadece bu ufacık bir niyetle Dünya ve Ahiret mutluluğu bizim olabilir.
 
 
Allah'ım ben de sana ulaşmak istiyorum
Allah'ım ben de  sana ruhumu ölmeden  önce ulaştırmak istiyorum
Allah'ım bende senin evliyaların gibi sana ulaşıp ermiş olmak istiyorum
 
İşte bu niyet ve  dualarla Rabbimizin Zatı'na davetine icabet edene Rabbimiz de icabet ediyor ve Kendisine ulaşmayı dileyen kişiyi mutlaka kendisine ulaştıracağına söz veriyor.
 
Şura-13  ........ ve Kendisine (Allah'a) yöneleni (Allah'a ulaşmayı dileyeni) O'na (kendisine) ulaştırır.
Rad-27    .......Ve O'na (Allah'a) yönelen (Allah'a ulaşmayı dileyen) kimseyi, Kendisine ulaştırır.
 
Rabbimiz Allah'a ulaşmayı dileyen kişiyi kendisine ulaştırmak için öce ibadetleri ve en büyük ibadet olan Allah'ın zikrini ( kalpten devamlı Allah Allah Allah Allah demeyi) sevdirerek (Allah) yaptıracak, sevmediği şeyleri ona hoşlandırmayarak onları da (Allah) yaptırmayacak, böylece Allah ile olan ilişkilerinde mutluluğu yakalayacak, sonuçta ibadetleri " üzerinden borç gitsin" diye değil " Allah'a ulaşmak için " yapar duruma gelecek. Ayetler de Bana yönelenini kendime "Ben ulaştırım " diyor yani kişiye düşen sadece ulaşma niyeti; kişininin ruhunu ölmeden önce kendisine ulaştıran yine Allah'tır. Ruh ölmeden önce Allah'a ulaştırılacak bu  Kuran-ı Kerim'de  12 ayette üzerimize farzdır.( Rum-31, Zümer-54, Lokman-15, Müzemmil-8, Şura-47, Fecr-28, Enam-152, Maide-7, Nisa-58, Zariyat-50, Rad-20,21,Yunus-25,26)
 
Eğer Allah'a ulaşmayı gerçekten kalpten dilerseniz takva sahibi olursunuz.
Rum-31 O'na (Allah'a) yönel (Allah'a ulaşmayı dile)   ve  takva sahibi ol......
 
Rabbimiz Allah'a ulaşmayı dileyip takva sahibi olanların daha önce işlemiş olduğu bütün günahları effedeceğini ve bir de bu günahları sevaba çevireceğini söylüyor.
Enfal-29 Ey Amenu olanlar; Allah'a karşı takva sahibi olun ki sizi furkan sahibi kılsın ve günahlarınızı örtsün(affetsin) ve size mağfiret etsin (günahlarınızı sevaba çevirsin).
 
Rabbimiz sadece ufacık bir dilekle takva sahibi olanlara cennet müjdesi veriyor.
Kaf-31 Cennet takva sahipleri için uzak olmayarak yakınlaştırıldı.
Ali İmran-133 Genişliği gökler ve yer kadar olan Cennete koşun. O takva sahiplerine hazırlandı.
 
 
Mutluluk Reçetesi sadece bir tanedir. Başka yok sevgili kardeşlerim, Oda Kur'an-ı Kerim'dir.
Kur'ân-ı Kerim, bir mutluluk davetiyesidir.
Kur'ân-ı Kerim, bir mutluluk reçetesidir, rehberidir.
Kur'ân-ı Kerim, bir mutluluk garantisidir.
         Öyleyse Kur'ân-ı Kerim, Allah'ın insanlarda en çok görmek istediği şeyi, bütün safhalarda garanti eden Allah'ın Kitab'ıdır. Mutluluk rehberi, bir öğüt.. Mutluluğa açılan bir öğüt.  
 
         Mutluluk, bir uyum halidir. Sulh ve sukûn halidir. Kavganın bittiği bir ortamı ifade eder. Mutluluk, 3 âleminizde birden yaşanması lâzım gelen bir vetiredir.
1. İç dünyanızda mutlu olacaksınız.
2. Dış dünyanızda mutlu olacaksınız.
3. Allah ile olan ilişkilerinizde mutlu olacaksınız.
Hem emirler cephesinde mutlu olacaksınız, hem de nehiyler (yasaklar) cephesinde mutlu olacaksınız. Mutluluk, devamlı olmalıdır. Devamlı olmadığı taktirde mutlu değilsiniz, geçici zevkleri yaşamaktır sadece.
 
 
Allah'ın evliyaları Allah'a ruhlarını ölmeden önce teslim etmeyi dilemişler ve ölmeden önce ölmüşler ve çok mutlu bir hayat yaşamışlar. 
 
 
Faniyim fani olanı istemem
Acizim aciz olanı istemem
Ruhumu Rahman'a teslim ettim
Gayri başkasını alsa istemem
                              Bediüzzaman Said Nursi Hz.
 
 
 
 
Bir şehre vardım ki adı denilmez
Bir bahre daldım ki haddi bulunmaz
Mürde-dil oluben geri dönülmez
Ölmezden önce öldüm elhamdülillah
                               Yunus Emre Hz.
 
 
 

Yorumlarınızı iletebilirsiniz

Erdem Karan

 

Aktif kulanıcı: 0
Dün Giris : 2
Bugün Giris : 1
Toplam Giris : 3395
Ip : 38.107.191.97
G sayac